Bilişsel
10.1.2019
10.1.2019, Psikolog Ertürk Er
Isparta Şehir Hastanesi

Obezitede psikolojik faktörler - Ruhsal rahatsızlıklar

Obezite günümüzde toplumun büyük kısmını etkileyen , günlük yaşamını zorlaştıran , ruhsal açıdan başa çıkması zor duyguların oluşumuna sebebiyet veren bir halk sağlığı sorunudur.

Obezite , Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Obezitenin yol açtığı ikincil hastalık tablolaları da mevcuttur. Bu hastalıklar ; kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, safra kesesi rahatsızlıkları, ortopedik problemler, tip 2 diyabet gibi fizyolojik problemlerle beraber pek çok ruhsal hastalığı ve bozukluğuda kapsamaktadır.

Obezite psikolojik problemlerin görülme sıklığını arttırdığı gibi psikolojik problemler ve hastalıklarda obezite riskini arttırmaktadır.

Obezite kişinin hissedilen aidiyetlik duygusunda azalmaya , özgüveninde düşüşe , beden algısının olumsuz yönde değişmesine, umutsuzluk-çaresizlik gibi hislerde artışa , kaygılı ruh halinde artışa sebebiyet verebilir. Obezitenin kişinin ruh halindeki olumsuz ilerleyişe olan etkisi psikolojik hastalıklara ve bozukluklara davetiye çıkarabilir.

Kişinin toplum tarafından dışlanması, içinde bulunduğu sosyal öğelere karşı yabancılaşması , çevresinden gördüğü eleştirel tavır , çaresizlik duygusu ve kısıtlanma hissi , algılanan fiziksel çekicilikteki düşüş ruh hastalıklarına yol açabilir.

Obezite tek başına psikolojik rahatsızlık riskini arttırabildiği gibi obezitenin şiddetide psikolojik rahatsızlıkların riskini arttırmaktadır. Yani beden-kitle endeksindeki artışla ruhsal hastalıklara yakalanma riski arasında ilişki vardır.

Obezite ile ilişkili hastalıklar depresyon, kaygı bozuklukları , dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu , psikotik bozukluklar ve şizofreni olarak sıralanabilir.

Depresyon

Depresyon, uyaranlara karşı duyarlılığın azalması, girişim gücünün ve kendine güvenin yiterek umutsuzluğun, karamsarlığın güçlenmesi , motivasyonun ve yaşama istediğinin azalması biçiminde beliren ruhsal hastalık olarak tanımlanabilir.

Depresyonda iştah artışı olması ve buna bağlı olarak kilo alınması, fiziksel aktivitenin azalması, depresyon sırasında yeme ataklarının yaşanması obezite oluşumunu kolaylaştırmaktadır .

Kaygı Bozuklukları

Kaygı bozukluklarının çoğunluğunda “sürekli, aşırı ve durumla uygun olmayan bir endişe durumu” söz konusudur.

Obezite ile birlikte kişinin sosyal ortamlarda yaşadığı kaygı veren durumlar , eleştirel tavır , romantik ilişkileri başlatmada sürdürmede yaşanan kaygılar, benden algısı ile ilgili endişeler ve kontroller, sağlık sorunları ile ilgili belirsizlikler kişinin yaşadığı kaygıyı her geçen gün daha zorlayıcı bir duruma getirebilir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

DEHB, dikkati sürdürmede yetersizlik, dürtüsellik ve aşırı hareketlilikle karakterize olan bir gelişimsel bozukluktur .

ABD’de yapılan 6735 kişinin katıldığı bir yaygınlık çalışmasında, DEHB olanlarda aşırı kilolu ve obezlerin oranı sırası ile %33,9 ve %29,4 bulunurken, DEHB olmayanlarda oranlar sırası ile %28,8 ve %21,6’dır .

Kişinin yeme davranışında bulunurken dikkatini sürdürmekte zorlanması kalori kontrolünü ve ya sağlıklı tercihlerde bulunmasını engelleyebilir. Uzun vadede ortaya çıkan yeme alışkanlıkları da obeziteye davetiye çıkarabilir.

Psikotik Bozukluklar ve Şizofreni

Şizofreni kişide, gerçeklerle olan ilişkilerin büyük ölçüde azalması, düşünce, duygu ve davranışlarda önemli bozulmaların ortaya çıkması, sosyal içe kapanıklık, çevreyle iletişimin koparılması, halüsinatif durumlar gibi belirtilerin gözlemlendiği bir ruh hastalığıdır.

Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların diyabet , hipertansiyon, kan lipidlerinde artış gibi metabolik yan etkileri, sedanter yaşam tarzı, sigara kullanımı ve benzeri nedenlerle şizofreni hastaları obezite konusunda riskli gruba girmektedirler. Bu sebeplerle şizofreni hastaları ve psikotik belirtiler gösteren diğer kişiler obeziteye daha yatkındırlar.

Kişinin sağlıklı yaşam disiplinine geçiş aşamasında ve bu disiplini sürdürdüğü sırada sağlıklı, huzurlu bir ruh haline ve ruh sağlığına sahip olması sürecin olumlu sonuçlanmasında önemli rol oynar.

10.1.2019, Psikolog Ertürk Er
Isparta Şehir Hastanesi

Haftanın En Çok Okunanları

En Yeni İçerikler